Bioderma, Akne Farkındalık Ayı’nda Doğru Bakımın Önemini Vurguluyor

Haziran’daki Akne Farkındalık Ayı, yalnızca ergenleri değil yetişkinleri de etkileyen yaygın cilt problemini yeniden gündeme taşıyor. Özellikle yaz aylarında artan sıcaklık, terleme ve UV maruziyeti akne eğilimli ciltlerde şikayetlerin artmasına neden olabilirken, Uzman Dermatolog Dr. Burcu Demirdöver doğru bakım ve güneş korumasının önemine dikkat çekiyor.

Haziran, dünya genelinde Akne Farkındalık Ayı olarak kabul ediliyor. Akne, çoğu zaman yalnızca ergenlik dönemine ait geçici bir cilt problemi gibi görülse de, aslında farklı yaş gruplarında ortaya çıkabilen ve kişinin günlük yaşamını düşündüğümüzden daha fazla etkileyebilen bir durum olarak öne çıkıyor.

Yaz aylarında artan sıcaklık, terleme ve ciltle temas eden çevresel faktörler, akne eğilimli ciltlerde şikayetleri daha görünür hale getirebiliyor. Bu dönemde yapılan bilinçsiz bakım uygulamaları ise çoğu zaman cildin dengesini bozarak süreci zorlaştırabiliyor.

Akne her yaşta farklı bir tablo ile karşımıza çıkar”

Akneye ilişkin değerlendirmesinde bunun yalnızca cilt yüzeyinde görülen bir tablo olmadığını dile getiren Uzman Dermatolog Dr. Burcu Demirdöver “Akne çoğu zaman tek bir hastalık gibi düşünülüyor ama aslında yaşa göre tamamen farklı mekanizmalarla karşımıza çıkabiliyor. Ergenlik döneminde androjen hormonlarının artışıyla birlikte sebum üretimi hızlanıyor ve özellikle yüzün T bölgesi dediğimiz alın, burun ve çene hattında, ayrıca sırt ve göğüs bölgesinde yoğun akne görülebiliyor. Bu dönem sadece ciltle ilgili değil; genç bireylerin özgüveni, sosyal ilişkileri ve psikolojisi üzerinde de önemli etkiler yaratabiliyor.

20’li ve 30’lu yaşlara geldiğimizde tablo değişiyor; bu kez hormonal dalgalanmalar, stres, yaşam tarzı, kozmetik ürün kullanımı ve özellikle kadınlarda menstrüel siklus gibi faktörler öne çıkıyor. Akne çoğunlukla alt yüz ve çene hattına kayıyor.

30 yaş sonrasında ise “yetişkin aknesi” dediğimiz tabloyla karşılaşıyoruz; hormonal değişimler, perimenopoz dönemi, stres, yanlış ürün kullanımı ve bazı ilaçlar etkili olabiliyor. Bu dönemde ciltte iz kalma riski de daha belirgin hale geliyor çünkü kolajen kaybı arttıkça lezyon sonrası iyileşme süreci farklılaşıyor. Daha ileri yaşlarda ise daha nadir görülmekle birlikte, bariyer bozuklukları ve uygunsuz cilt bakım alışkanlıkları akne benzeri tablolar oluşturabiliyor.

Tüm bu yaş gruplarında ortak nokta ise sebum üretimi ve cilt bariyerinin dengesi. Özellikle yaz aylarında UV maruziyeti bu dengeyi daha da hassas hale getiriyor; güneş kısa vadede akneyi baskılıyor gibi görünse de uzun vadede hem inflamasyonu artırabiliyor; hem de leke riskini yükseltiyor. Bu nedenle güneş koruması, akne yönetiminin vazgeçilmez bir parçası olmalı” diyor.

En büyük hata cildi tanımamak”

Sivilce bakımında en sık yapılan yanlışlara da dikkat çeken Demirdöver “Akneyle ilgili en yaygın hatalardan biri cildi aşırı kurutarak problemi çözmeye çalışmak. Oysa cilt bariyeri zarar gördüğünde sebum üretimi daha da artabiliyor ve bu durum akneyi daha inatçı hale getirebiliyor. Bir diğer önemli sorun ise sosyal medyada önerilen tek tip çözümlerin herkes için uygun olduğu düşüncesi. Akne kişiye özeldir; yaşa, cilt tipine ve altta yatan nedene göre değişir. Bu nedenle kontrolsüz ürün kullanımı, agresif temizleme ve sabırsız yaklaşım çoğu zaman bakım sürecini kötüleştirir. Doğru yaklaşım; düzenli, dengeli ve cilt bariyerini koruyan bir bakım rutiniyle birlikte gerektiğinde dermatolojik destek almaktır” diyor.

Biodermadan Akne Eğilimli Ciltlere Özel Sébium Serisi

Bu bağlamda dermatolojik uzmanlığıyla bilinen Bioderma tarafından geliştirilen Sébium serisi; karma, yağlı ve akne eğilimli ciltlerin ihtiyaçlarına yönelik çok yönlü bir yaklaşım sunuyor. Ürünler, ciltteki sebum kalitesini artırarak ileriye dönük sivilce oluşumunu önlerken; mevcut sivilce ve akne lekelerini hassasiyet yaratmadan azaltmaya yardımcı oluyor.

Seri içerisinde yer alan “Sébium Foaming Gel“ arındırıcı temizleme jeli, cildi kurutmadan temizlerken, ciltten fazla sebumu, kir ve makyaj kalıntılarını uzaklaştırıyor. Sébium Kerato+ Body 360° başlıklı sprey formu sayesinde, sırt, göğüs ve omuz gibi ürün kullanımı zor bölgelerde kolay uygulama sağlıyor. Cildi anında rahatlatırken, sivilce ve akne lekesi görünümünü azaltıyor.

Sébium Kerato+ akne ve sivilce lekesi karşıtı bakım yaparken nemlendirici etki sağlıyor. Hafif ve su bazlı yapısıyla ciltte ağırlık yapmıyor ve hızlıca emiliyor.

Sébium serisi, akne eğilimli ciltlerin farklı ihtiyaçlarına yönelik tamamlayıcı bir bakım rutini oluşturarak  “Sivilce Problemini#YüzündeBüyütme” diyor.

Dr. Demirdöver, aknenin yalnızca fiziksel değil psikolojik etkileri de olabileceğini belirterek, bireylerin sosyal medya kaynaklı yanlış bilgiler yerine dermatolog önerileriyle hareket etmelerinin önemine dikkat çekiyor. Akne Farkındalık Ayı’nın temel amacı ise bu yaygın cilt problemini görünür kılarak doğru bilgiye erişimi artırmak ve bireylerin kendilerini daha iyi hissetmelerine katkı sağlamak.