Kadınların İlişkilerde En Sık Yaptığı 5 Duygusal Hata

Kadınlar, ilişkileri için emek harcamaktan kendilerini alıkoymadıkları gibi romantik ilişkiden beklentilerine ve isteklerine de sonuna kadar sahip çıkıyorlar. Ancak bazı zamanlar geliyor ki, kadınlar istemeden ve fark etmeden duygusal girdaplara sürüklenebiliyorlar. Bu durum, farkında olmadan bazı duygusal hatalara yönelmelerine ve hayal ettikleri ilişkiyi yaşamakta zorlanmalarına neden olabiliyor. Bu döngüden çıkabilmek için, kadınların ilişkilerde sıklıkla tekrar eden bu davranış biçimlerini fark etmeleri büyük önem taşıyor.

1.Partnerlerini Kendilerine Yük Olacak Şekilde Fazla Dozda Alttan Almak

Alttan almak, sorunlarla baş etme yöntemleri arasında oldukça kıymetli bir yere sahiptir. Dengeli iletişime ve duygu ifadesine alan açan bu yaklaşım, örneğin partner yoğun bir öfke içindeyken bir adım geride kalarak çatışmayı yönetmeyi kolaylaştırır. Ancak bu tutum tek taraflı ve sürekli hale geldiğinde, zamanla tüketici bir noktaya ulaşır. Sürekli alttan alan taraf, kendi ihtiyaçlarını geri plana iter ve bir süre sonra kendisinden uzaklaşmaya başlar. Bu durum, ilişkinin ilerleyen dönemlerinde önemli kırılmalara zemin hazırlayabilir.

2.Sınırlarını Koruyamamak

Kadınlar, özellikle ilişkilerinin başında partnerlerinin kendilerine karışmalarına engel olmazlar. Aksine bu durum onların hoşuna gider. Hatta o kadar ki, partnerlerinin onları kısıtlamaları, giydikleri kıyafetler konusunda, arkadaşları konusunda kısıtlamaları, kıskançlık duygusuyla yapılan bu davranışları kabul etmeleri en büyük ikinci hatadır. Kadınlar bu davranışlardan rahatsız olmak yerine, mutlu olurlar. Çünkü zannederler ki, partnerleri onları çok sevdiği için, kıskanır ve kısıtlar. Halbuki bu kısıtlamalara boyun eğmek ve sınırlarını koruyamamak, ilişkinin ilerleyen zamanlarında kadınların sırtında en büyük yüktür.

3.Kendi Önceliklerinden Ve İsteklerinden Ödün Vermek

Kadınlar, ilişkilerinde eşleriyle beraber vakit geçirmek için kendi önceliklerinden ve hatta isteklerinden vazgeçip kendilerinden ödün verdiklerinde en büyük diğer hatayı yapmış olurlar. Örneğin, kendisi tatile gitmek isterken, partneri istemiyorsa, tatili iptal eder. Ya da kendisi sabah erkenden kalkıp spora gitmek isterken, partneri istemiyorsa, o da gitmez. Böylelikle, kadınlar kendilerinden uzaklaşmış olarak, kendilerine saygılarını da yitirmeye başlarlar. Kendi isteklerine, önceliklerine değer vermediklerinde, partnerleri de onlara bu değeri ve önceliği sunmadığında ise, bir zamandan sonra öfke patlamalarına sebep olur.

4.İlişkide Gereğinden Fazla Sorumluluğu Üstüne Almak

Bir ilişki her zaman karşılıklıdır. Bu çetele tutmak değildir, ancak hiçbir zaman tek taraflı emeğin harcandığı ilişki ne sağlıklı olur ne de uzun süreli. Ancak, kadınların sıklıkla yaptığı bir hata da “o zaten bunları yapamaz ya da yapmaz, o nedenle bari ben yapayım da en azından işler hallolsun” ya da “en azından ben yapayım da ilişkimiz başka türlü gitmez”, gibi düşüncelerle ilişki fena bir kısır döngüye girer. Ancak, karşılıklı emek şart olduğundan, bir zaman sonra bu tek taraflı fazla sorumluluk hali çok yorucu ve tüketici hale gelir.

5.Erkeklerin Kadınlardan Farklı Olduğunu Unutmak

İyi kötü ayrımı değil, ancak erkekler ve kadınlar birbirinden farklı özelliklere sahip. O nedenle, sağlıklı bir ilişki olduğunda, bu kadın ve erkek rollerinin ve özelliklerinin farklı olması, ilişkiyi tamamlayan bir unsur olur. Ancak, kadınların erkeklerin farklı özelliklere sahip olduklarını unutmaları, erkeklerden beklentilerini karşılanamayacak düzeyde olmasına sebep oluyor. Bu da kadınların üzülmelerine, eşleriyle öfke patlamaları yaşamalarına sebep oluyor. Örneğin, bir kadın her bir detayı düşünerek hareket ederken, erkekler bu kadar detayları düşünmezler. Sonra da partnerleri bu detayları düşünmediği için suçlarlar. Bu gereksiz ve yorucu bir döngüdür. Mesele, kadınların ve erkeklerin farklı olmasıdır ve bunu da kabul etmek gerekir.