H&M Studio Holiday 2026, ilhamını 1900’lerin başındaki Paris opera binalarının ve görkemli salonlarının teatral ruhundan alıyor. Keskin terzilik detayları yerini geniş hacimli silüetlere bırakırken, minimalist çizgiler zarif ve ölçülü süslemelerle bir araya geliyor. Silüetler dansın akıcılığını yansıtıyor: etekler hareket kazanıyor, oranlar genişleyip daralıyor ve en sade parçalar bile bir dinamizm hissi taşıyor. Bu koleksiyon, sezona kaçış hissi veren bir yaklaşım sunarken, giyinmeyi sürekli dönüşen bir ifade biçimi olarak yeniden yorumluyor. H&M Studio Holiday 2026 koleksiyonu, 19 Kasım’dan itibaren dünya genelinde seçili mağazalarda, Türkiye’de ise H&M İstinye Park mağazası ve hm.com’da satışa sunulacak.

Dış giyimdeki öne çıkan parçalar arasında, çarpıcı A-silüetine sahip, koyu mavi saten manşetleri ve arkada dökümlü detayları bulunan siyah çift düğmeli yün palto; bağcıklı kemeri olan fildişi renkli çift taraflı shearling ceket; ve dik yakalı, arkası saten siyah smokin blazer yer alıyor. Pantolon ve eteklerde ise hacim ve yapı ön planda: peplum detaylı balon paça pantolonlardan, yan fermuarlı geniş paça smokin pantolonlara; yüksek-düşük kesimli eteklerden işlemeli modellere kadar farklı silüetler koleksiyona hareket katıyor.
Elbiselerde ise dramatik etki zirveye ulaşıyor: derin yuvarlak yakalı jarse üst kısmı ve hacimli tafta eteğiyle koyu çikolata kahvesi bir gece elbisesi; açık O sırt detayı ve kloş eteğiyle yoğun kırmızı tonlarında jarse bir elbise; ayrıca kontrast saten omuz drapeleriyle tamamlanan siyah lale kesim etekli bir elbise koleksiyonun öne çıkan parçaları arasında yer alıyor. Uzun kollu, vücuda oturan siyah mini elbise ise daha grafik ve modern bir denge unsuru sunuyor. Gömlek ve triko tasarımlarında da koleksiyonun performatif ruhu hissediliyor; peplum detaylı beyaz pamuk poplin gömlekten, gündüz kullanımına rahatlık katan krem rengi kalın örgülü kazaklara kadar her parça bu teatral yaklaşımı yansıtıyor.
Materyallerde dokunsallık ve güçlü bir tasarım anlayışı öne çıkıyor: fırçalanmış yün, yumuşak deri ve yoğun dokulu shearling; ince örgülü trikolar, akışkan saten ve dökümlü viskoz kumaşlarla bir araya geliyor. Bukle ve işlenmemiş kenarlar ise koleksiyona doku katıyor.
Aksesuarlar bu hikayeyi tamamlıyor: diz üstü deri çizmeler, suni kürk astarlı saten babetler, kadife ip saplı ve püsküllü yumuşak bir omuz çantası koleksiyonun dikkat çeken parçaları arasında yer alıyor. Takı seçkisinde ise avize formunda küpeler, püsküllü ucuyla öne çıkan örgü detaylı bir kolye ve heykelsi kuğu şeklindeki küpeler bulunuyor.
“İlham almak için sık sık geçen yüzyılın başındaki Paris’e geri döndük; gösterişe duyulan hayranlığa, silüet ve renkler aracılığıyla özgürlüğünü keşfeden bir şehre. Tasarımların da aynı enerjiyi taşımasını istedik. Hacimler çarpıcı ve dramatik olsa da hiçbir parça aşırı kusursuz ya da ulaşılmaz hissettirmiyor. Bu koleksiyon, giyinmeyi bir dönüşüm biçimi olarak ele alıyor; herkes bu parçalarla kendi gösterisini, kendi sahnesini yaratabilir.” diyor H&M Studio Koleksiyon Tasarımcısı Kathrin Deutsch.