Grip aşısı aynı zaman da kalbi de koruyor mu?

Grip aşısının kalp hastaları için önemine dikkat çeken Girişimsel Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Muhammed Keskin, grip enfeksiyonunun kalbin üzerindeki yükü artırabileceğini söylüyor. Aşının gribe neden olmadığına dikkat çeken Keskin, özellikle kalp hastalarının, 65 yaş üzerindekilerin, hamilelerin ve kronik hastalığı olanların aşı olmasını öneriyor.

Her sonbahar grip aşısıyla ilgili benzer sorular gündeme geliyor: “Aşı olduktan sonra hasta olur muyum?”, “Geçen yıl aşı oldum, neden yine grip geçirdim?”, “Hamileyken grip aşısı yaptırabilir miyim?”, “Kalp hastaları aşı olmalı mı?” Girişimsel Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Muhammed Keskin, bu soruların aşılama konusunda kararsızlığa neden olabildiğini belirterek, özellikle kalp hastaları için gripten korunmanın önemine dikkat çekiyor.

“Grip sırasında kalbin üzerindeki yük artabilir”

Grip yalnızca solunum yollarını etkilemiyor. Enfeksiyon sırasında vücutta gelişen iltihabi yanıt, kalp ve damar sistemini de etkileyebiliyor.

Prof. Dr. Muhammed Keskin, “Grip sırasında ateş ve enfeksiyona bağlı olarak kalp hızı ve kalbin oksijen ihtiyacı artabilir. Bu durum, özellikle kalp damar hastalığı bulunan kişiler için önem taşır. Enfeksiyon, mevcut kalp hastalığının ağırlaşmasına zemin hazırlayabilir; kalp krizi riski de grip enfeksiyonunun ardından geçici olarak yükselebilir” diyor.

Kalp yetersizliği bulunan bir hastanın grip döneminde nefes darlığında artış yaşayabileceğini belirten Keskin, bu nedenle kalp hastalarının grip belirtilerini hafife almadan hekimleriyle iletişime geçmesi gerektiğini söylüyor.

Kalp hastalarında aşıyla ilgili araştırmalar ne gösteriyor?

Grip aşısının kalp hastalarındaki etkilerini inceleyen araştırmalara da değinen Keskin, “Özellikle kalp krizi geçirmiş hastalarda yapılan IAMI çalışmasının sonuçlarına göre kalp hastalarında aşıyı koruyucu bir adım olarak görüyoruz” diyor. 

Grip aşısı gribe neden olur mu?

Grip aşısıyla ilgili en yaygın inanışlardan biri, aşının kişiyi grip yaptığı düşüncesi. Keskin, inaktif grip aşısının canlı, hastalık yapabilen virüs içermediğini ve gribe neden olmadığını belirtiyor: “Aşıdan sonra enjeksiyon yerinde ağrı, hafif ateş, baş ağrısı, halsizlik veya kas ağrısı görülebilir. Bunlar bağışıklık sisteminin aşıya verdiği yanıtla ilişkili olabilir ve genellikle kısa sürede geçer. Kişi bu yakınmaları griple karıştırabilir.”

Aşıdan sonra başka solunum yolu enfeksiyonlarına yakalanmanın da mümkün olduğunu söyleyen Keskin, aşının koruyucu etkisinin oluşması için yaklaşık iki hafta gerektiğini hatırlatıyor.

“Aşı oldum ama yine grip geçirdim” diyenlere ne yanıt veriliyor?

Grip aşısı yüzde yüz koruma sağlamıyor. Aşının etkinliği, dolaşımdaki virüslerle aşıdaki virüslerin uyumu, kişinin yaşı ve sağlık durumu gibi etkenlere göre değişebiliyor.

Keskin, “Aşı yaptıran bir kişi yine grip geçirebilir. Ancak aşının amacı yalnızca hastalığa yakalanma riskini azaltmak değil; grip nedeniyle ağır hastalık ve hastaneye yatış riskini azaltmaya da yardımcı olmaktır. Bu nedenle aşıdan sonra hastalanmış olmak, aşının yararsız olduğu anlamına gelmez” diyor.

Kimler için daha önemli?

Grip herkes için sağlık sorunu oluşturabilse de bazı gruplarda daha ağır seyredebilir. Prof. Dr. Muhammed Keskin, özellikle şu kişilerin grip aşısını hekimleriyle görüşmesini öneriyor:

  • Kalp yetersizliği ve diğer kalp damar hastalıkları olanlar
  • 65 yaş ve üzerindekiler
  • Diyabet, KOAH ve böbrek hastalığı gibi kronik hastalığı bulunanlar
  • Hamileler
  • Bağışıklık sistemi baskılanmış kişiler
  • Sağlık çalışanları

Çocuklar için de aşılama kararının çocuk doktoruyla birlikte değerlendirilmesi gerektiğini belirten Keskin, özellikle kreş gibi ortak alanlarda virüslerin kolay yayılabildiğine dikkat çekiyor.

Hamileler grip aşısı olabilir mi?

Hamilelikte grip aşısına ilişkin yanlış inanışların da yaygın olduğunu söyleyen Keskin, gebelik döneminde gribin daha ağır seyredebildiğini belirtiyor.

“Güncel uluslararası önerilerde inaktif grip aşısı gebeliğin her döneminde öneriliyor. Hamilelerin, kendi sağlık durumları ve aşı planlaması için kadın doğum hekimleriyle görüşmeleri önemli. Burun spreyi şeklindeki canlı aşı ise gebelikte kullanılmaz.”

Keskin, gebelikte yapılan aşının anne adayının yanı sıra, doğumdan sonraki ilk aylarda bebeğin korunmasına da katkı sağlayabileceğini ekliyor.

Aşı ne zaman yaptırılmalı?

Grip aşısı için sonbahar dönemi öne çıkıyor. Keskin, “Grip mevsimi kış ayları boyunca devam edebilir. Sonbaharda aşı yaptıramayan kişiler de kendi durumlarına uygun zamanlamayı hekimlerine danışabilir. Grip virüsleri değiştiği ve aşının içeriği güncellendiği için aşılama her yıl yeniden değerlendirilmelidir” diyor.

Aşı içeriği ve alerji konusunda nelere dikkat edilmeli?

Aşı içeriğinin ürüne ve formülasyona göre değişebildiğini belirten Keskin, “Aşının içeriğiyle ilgili kaygısı olan kişiler, uygulanacak ürünün prospektüsünü inceleyebilir; hekimlerinden veya eczacılarından bilgi alabilir” diyor.

Daha önce grip aşısından sonra ciddi alerjik reaksiyon yaşayanların veya aşı bileşenlerine ciddi alerjisi olduğunu bilenlerin, aşı öncesinde bu durumu hekimlerine bildirmesi gerekiyor. Yumurta alerjisi olanların da kendi durumlarını sağlık profesyonelleriyle görüşmesi öneriliyor.

Kalp hastaları grip döneminde ne yapmalı?

Prof. Dr. Muhammed Keskin, kalp hastalarının grip belirtileri ortaya çıktığında kullandıkları ilaçlarla birlikte genel sağlık durumlarını da hekimlerine bildirmesi gerektiğini vurguluyor.

“Kalp hastaları, reçetesiz satılsa bile grip veya soğuk algınlığı ilaçlarını kullanmadan önce doktorlarına ya da eczacılarına danışmalı. Bazı ilaçlar tansiyonu etkileyebilir veya düzenli kullanılan ilaçlarla etkileşebilir. Kalp ilaçları da doktor önerisi olmadan bırakılmamalı ya da dozları değiştirilmemelidir.”

Keskin, grip döneminde göğüs ağrısı, belirgin nefes darlığı, bayılma veya ani bilinç değişikliği gibi belirtilerde acil yardım alınması gerektiğini de hatırlatıyor.