Hayatın ritmik nabzı, düşsel bir ütopyada yankılanırken ETRO’nun ikonik desenleri ve dokuları hareketin canlı bir diline dönüşüyor. Markanın sanatsal diyalog geleneğine sadık kalan kampanya, Kreatif Direktör Marco De Vincenzo ile mekânsal sanatçı ve tasarımcı David Curtis-Ring arasındaki yaratıcı bir karşılaşmadan doğuyor. Organik olduğu kadar teatral bir atmosferde şekillenen bu dünya, ifade özgürlüğünün akışkan bir yorumunu sunuyor.


Kampanyanın merkezinde Curtis-Ring’in çok duyulu peyzajları yer alıyor. Bu özgün sahneler, koleksiyonun dönüşüm fikri etrafında şekillenen estetiğinin fiziksel bir yansıması olarak kurgulanıyor. Mekân tasarımları, geçmiş sezonlardan yeniden değerlendirilen tekstillerin kullanıldığı yaratıcı bir geri kazanım süreciyle hayat buluyor. Bu yaklaşım, ETRO’nun öne çıkan ileri dönüşüm projelerinde de görülen döngüsel tasarım anlayışına sürdürülebilir bir gönderme niteliği taşıyor.
Dokusal zenginlik, yoğun tropikal bitki örtüsü ve güneş ışığının süzüldüğü yeşil bir atmosfer eşliğinde sunuluyor; modern zarafet ile zanaatkârlığın iç içe geçtiği bir anlatı ortaya çıkıyor. Kampanya, çevredeki bitki örtüsüyle uyum içinde ilerleyen hafif ve akışkan silüetler üzerinden şekilleniyor. Katmanlı maxi elbiselerden toprak tonlarındaki trikolar ve ceketlere uzanan parçalar, koleksiyonun doğal ritmini yansıtıyor.


Akışkan kumaşlar ve göçebe ilhamlı katmanlar, koleksiyonun resimsel ve dönüşken ruhunu öne çıkarıyor. Çantalar ve mücevherler ise doğayla kurulan bu anlatının doğal bir uzantısı gibi sahneye dahil oluyor; dallardan sarkarken, dev yaprakların arasına yerleşmiş ya da bitkilerin üzerine konumlandırılmış şekilde karşımıza çıkıyor.
Süslemeli bir sera ise süzülen gün ışığı ve zengin bitki örtüsüyle çevrili bir atmosfer yaratıyor. Bu ortamda her unsur, doğanın güzelliğiyle uyum içinde etkileşime girerek kampanyanın görsel dünyasını tamamlıyor.
Modeller: Sandra Murray, Luana Guimaraes, Ante Padovan
Fotoğraf: Dario Catellani
Etro İlkbahar/Yaz 2026 koleksiyonu ile Beymen’lerde ve Beymen.com’da.