Esna Bersu Bayhan ile Bir Tasarım Yolculuğu

İç Mimar ve tasarımcı Esna Bersu Bayhan’ın tasarım pratiği; fonksiyon, estetik ve duyguyu aynı potada buluşturan iki ayrı marka çatısı altında hayat buluyor. Esna Bersu Interiors ve Esna Bersu Atelier, tasarımı bir bağ kurma biçimi olarak ele alan Bayhan, her üretiminde anlamı merkeze yerleştiriyor.

Genç iç mimar Esna Bersu BayhanEsna Bersu Interiors ve Esna Bersu Atelier çatısı altında; hikaye temelli, zamansız ve duygusal bağ kuran tasarımlarla çağdaş mekân ve koleksiyon anlayışına yeni bir perspektif kazandırıyor.

2024 yılında Bilkent Üniversitesi İç Mimarlık ve Çevre Tasarımı Bölümü’nden mezun olan Esna Bersu Bayhan, henüz kariyerinin başında olmasına rağmen tasarım dünyasında güçlü ve karakterli bir dil inşa ediyor. İstanbul ve Ankara’daki önemli mimarlık ofislerinde edindiği staj deneyimlerinin yanı sıra, IKEA gibi kurumsal yapılarda kazandığı profesyonel bakış açısı ve Romanya merkezli projelerde geliştirdiği uzaktan tasarım pratikleri, disiplinlerarası ve çok katmanlı bir üretim anlayışının temelini oluşturuyor.

Bayhan’ın tasarım yaklaşımında estetik ve fonksiyon kadar duygu ve mekânsal deneyim de belirleyici. Ona göre bir obje yalnızca formdan, bir mekân ise yalnızca işlevden ibaret değil. Tasarım; insanın gündelik yaşamıyla kurduğu görünmez bağın somut bir ifadesi. Bu anlayış, üniversite yıllarındaki stüdyo kültüründen besleniyor: Her projeye bir hikâye ve kavramla başlamak, planlardan önce fikrin arkasındaki anlamı sorgulamak… Bugün hem mekân hem de obje tasarımında aynı soruların izini sürüyor: “Ne anlatıyor?” ve “Nasıl hissettiriyor?”

Bu yaklaşım iki ayrı yapı altında hayat buluyor: Esna Bersu Interiors ve Esna Bersu Atelier.

Esna Bersu Interiors: Kişisel Hikayeden Doğan Mekanlar

Esna Bersu Interiors, kişiye özel iç mekân tasarımı, proje danışmanlığı ve uygulama hizmetleri sunuyor. Her proje, kullanıcının yaşam biçimi, alışkanlıkları ve kişisel hikâyesi üzerinden şekilleniyor. Fonksiyonel çözümler tasarımın temelini oluştururken, asıl hedef mekân ile kullanıcı arasında duygusal bir bağ kurmak.

Bayhan’a göre iyi tasarlanmış bir alan, yalnızca doğru ölçü ve malzeme seçimlerinden değil; doğru hislerden oluşuyor. Bu nedenle her proje, görünmeyen katmanları görünür kılma arayışıyla başlıyor. Zamansız ama kişisel, sade ama güçlü bir tasarım dili Esna Bersu Interiors’ın imzası niteliğinde.

Esna Bersu Atelier: “When Emotion Meets Design”

“When Emotion Meets Design” mottosuyla yola çıkan Esna Bersu Atelier ise tasarımcının koleksiyonel üretim alanı. Atelier bünyesinde üretilen objeler ve mobilyalar; sınırlı sayıda, el yapımı ve hikâye temelli tasarım parçalarından oluşuyor. Tasarım süreci fikir aşamasından atölye üretimine kadar birebir Bayhan’ın kontrolünde ilerliyor.

Malzemenin dokusuna temas etmek, formun dönüşümüne tanıklık etmek ve üretimin ritmini hissetmek; tasarımın ruhunu korumanın en güçlü yolları olarak görülüyor. Her koleksiyon, formdan önce hikâyeyle başlıyor ve her parça yalnızca işlevsel bir nesne değil; bir duruş, bir anlatı taşıyor.

Duygunun Mekanla Buluşması

İzohips Koleksiyonu

İzohips Koleksiyonu, ilhamını topografik haritalardan alıyor. Yüzeydeki her kıvrım ve çizgi, yalnızca coğrafi yükseltileri değil; zaman içinde biriken anıları, duyguları ve katmanları temsil ediyor. Katmanlı yüzey dili, mekâna hem görsel bir derinlik hem de kavramsal bir zenginlik kazandırıyor. Her parça, tıpkı bir arazi kesiti gibi, geçmişin izlerini bugüne taşıyan bir hafıza nesnesi olarak kurgulanıyor.

Fora Koleksiyonu

Adını denizcilikte “yelken açmak, rüzgârla birlikte yeni bir yön almak” anlamına gelen kelimeden alan Fora Koleksiyonu, dönüşümün gücünü merkezine alıyor. Sert ve katı metalin yüksek baskı altında eğilip bükülerek yeni bir forma kavuşması, koleksiyonun çıkış noktasını oluşturuyor.

Her kıvrım bir kırılmayı değil; yeniden şekillenmeyi ve güçlenmeyi simgeliyor. Değişimin içindeki potansiyeli görünür kılan koleksiyon, estetik ve fonksiyonun ötesinde bir dönüşüm metaforu sunuyor.

Vertex Yan Sehpa ve Kavis Yan Sehpa, koleksiyonun bu dinamik dilini en net yansıtan parçalar arasında yer alıyor. Metalin akışkan bir forma evrildiği tasarımlar, bulunduğu mekâna güçlü ama rafine bir karakter kazandırıyor.

Dotta El Yapımı Murano Cam Kadehler

Dotta Bardaklar, hayatın içindeki küçük ama renkli anları kutlamak için tasarlandı. Her bir cam yüzeyine özenle yerleştirilen renkli Murano cam noktalar, farklı ton ve boyutlarıyla anıların çeşitliliğini temsil ediyor.

Canlı bir kahkaha, sakin bir sohbet ya da özel bir kutlama… Renklerin hissiyatla seçildiği bu tasarım; gündelik sofralara neşe, davetlere ise enerjik ve koleksiyonluk bir dokunuş katıyor.

Sima No: 2 Heykel

Sima No: 2, soyut bir yüz formunun çağdaş bir yorumla yeniden kurgulandığı heykelsi bir tasarım. İnsan suretinin katmanlı yapısından ilham alan eser; cesur renk blokları, geometrik geçişler ve ritmik dokularla duyguların çeşitliliğini yansıtıyor.

Geleneksel heykel dili ile modern sanat estetiğini buluşturan parça; asimetrik formu ve dokulu yüzeyiyle bulunduğu mekâna güçlü bir ifade kazandırıyor. Sima No: 2, yalnızca bir obje değil; mekânın karakterini dönüştüren koleksiyonluk bir sanat nesnesi olarak konumlanıyor.

Genç yaşına rağmen üretimin her aşamasında yer almayı ilke edinen Esna Bersu Bayhan; ilk eskizden son yerleşime kadar süreci bütüncül bir yaklaşımla ele alıyor. Hem koleksiyon tasarımı hem de iç mimari projelerde hedefi net: Zamansız ama kişisel, estetik ama işlevsel ve her şeyden önemlisi anlam taşıyan tasarımlar üretmek.

Mekanların bir hafızası, objelerin ise bir dili olduğuna inanan Bayhan için tasarım; o dili doğru kurabildiğimizde kalıcı hale geliyor.