Geleneksel el sanatlarını çağdaş bir estetikle yeniden yorumlayan tasarımcı Selcen Kent, teller ve çiviler aracılığıyla mekanlara ruh katan özgün eserler üretiyor. Kent’in sanatında geometri, renk ve ritim, izleyiciyi dingin bir görsel yolculuğa çıkarıyor.

Halıcılıktan gelen desen hafızası, modern filografi teknikleriyle birleşerek zamansız tasarımlara dönüşüyor. Tasarımcı Selcen Kent, el sanatlarının sınırlarını zorlayan yaklaşımıyla filografiyi çağdaş mekanların başrolü haline getiriyor.
1988 yılında Eskişehir’de doğan Selcen Kent, Dumlupınar Üniversitesi Kamu Yönetimi Bölümü mezunu. Üç çocuk annesi olan Kent, düzenli yaşamı yalnızca ev içi sorumluluklarla sınırlı tutmayan; sosyal hayatın, üretimin ve paylaşımın içinde aktif bir yaşam sürdüren bir tasarımcı.
Kadınların üretici gücüne ve görünürlüğüne güçlü bir inançla yaklaşan Selcen Kent, özellikle kadın hakları konusunda farkındalık yaratmayı ve kadınların sanat ile ekonomi dünyasında hak ettikleri yeri almalarını destekleyen projeler geliştirmeyi öncelikli bir sorumluluk olarak görüyor.
Sanatsal yolculuğunun dönüm noktası, Odunpazarı Modern Müze’de karşılaştığı bir eserle başlıyor. O an, yıllardır içinde taşıdığı geometri tutkusu sanatsal bir aşka dönüşüyor. Halıcılıkla uğraşan bir ailenin ferdi olmanın getirdiği motif, desen ve ritim hafızası; zihninde yeni formlar ve yüzeyler olarak birleşmeye başlıyor.


Ne yapmak istediğini bilen bir kararlılıkla, ilk çalışmasının çivilerini babasına çaktırarak üretim sürecine adım atan Kent, iki yıl boyunca teller, çiviler ve yüzeyler arasında yoğun bir arayış dönemine giriyor. Bu süreç; yeni malzemeler, teknikler ve modeller üzerine yapılan titiz denemelerle şekilleniyor.
Tasarımlarında hangi ahşabın daha doğru sonuç verdiğinden fonun kumaş mı boya mı olması gerektiğine, telin rengi ve kalınlığından çivi başlarının seçimine kadar her detay, onun için tasarımın ayrılmaz bir parçası. Instagram’da eserlerini sergilemeye başlamasının üçüncü gününde aldığı ilk sipariş ise bu yolculuğun doğru bir yolda ilerlediğinin güçlü bir işareti oluyor.
Mimarlar ve iç mimarlarla kurduğu iş birlikleri sayesinde, Selcen Kent’in özgün çalışmaları mekanlara özel sipariş eserler olarak değerlendirilmeye başlanıyor. Kendine has tekniklerle boyutlandırdığı, yoğun emek ve zaman gerektiren tasarımları; sanat ve dekorasyon çevrelerinde büyük ilgi görüyor. Zamanla eserleri için “Filografinin Modern Yüzü” tanımı yapılmaya başlanıyor.
2026 itibarıyla sanatında daha net bir odak belirleyen Selcen Kent, String Art ve Filografi’nin geleneksel kaynaklarından beslenirken, bu disiplinlerin bilinen tanımlarının ötesine geçen özgün bir harmanlama tekniği kullanıyor. Henüz adını koymadığı bu yaklaşımda, gerilimlerin içinden görsel bir huzur üretmeyi; renkli iç dünyasını izleyiciyle paylaşmayı amaçlıyor. Marka, izleyicisini hem estetik hem de duygusal bir deneyime davet ediyor.