Rococo Design Studio ile Tasarımda Özgür, Cesur ve Oyunbaz Bir Yaklaşım

Sanatın, zanaatın ve yaratıcı fikirlerin kesişiminde şekillenen Rococo Design Studio, mobilya tasarımına kendine özgü bir yorum getiriyor. Markanın kurucuları Sinem Uzunoğlu ve Samet Kundakcı, farklı disiplinlerden beslenen tasarım anlayışlarıyla işlevselliği özgün formlar ve güçlü karakterlerle buluşturuyor.

Sanatın gündelik yaşamın bir parçasına dönüşebileceği fikrinden yola çıkan Rococo Design Studio, mobilya tasarımını yalnızca işlevsel bir üretim alanı olarak değil, mekânlara karakter ve duygu kazandıran yaratıcı bir ifade biçimi olarak ele alıyor. Sinem Uzunoğlu ve Samet Kundakcı tarafından kurulan bu tasarım stüdyosu, farklı dönemlerden, kültürlerden, mimariden ve geleneksel zanaatlardan aldığı ilhamı çağdaş tasarım diliyle yorumluyor.

Kurucuların yolları Yataş Grup’ta tasarımcı olarak çalıştıkları dönemde kesişmiş. Kurumsal deneyimlerinin ardından kendi fikirlerini özgürce geliştirebilecekleri bir tasarım ortamı yaratma düşüncesiyle bir araya gelen ikili, farklı uzmanlık alanlarını ortak bir yaratıcı zeminde buluşturdu. Sanat eğitimiyle şekillenen Sinem Uzunoğlu’nun sezgisel ve deneysel yaklaşımı, Samet Kundakcı’nın malzeme, üretim ve ürün geliştirme konusundaki deneyimiyle tamamlanmış.

Stüdyonun ismi de tasarım felsefesinin önemli bir parçasını oluşturuyor. 18. yüzyılda Fransa’da ortaya çıkan Rokoko akımının Barok’un ağır ve dramatik dünyasından uzaklaşarak daha hafif, neşeli ve kişisel bir estetik anlayış geliştirmesinden ilham alan Rococo Design Studio, farklılıkların bir arada uyum içinde var olabileceği bir tasarım dünyasını temsil ediyor. İkiliye göre bir mobilya, işlevini yerine getirmenin ötesinde bulunduğu mekâna duygu, karakter ve biraz da neşe katabilmeli.

Rococo Design Studio‘nun tasarım sürecinde ilhamın sınırları oldukça geniş. Sanat ve tasarım tarihi, mimari detaylar, farklı kültürlerin estetik anlayışları, doğanın biçimleri ve geleneksel üretim teknikleri yaratıcı sürecin önemli kaynakları arasında yer alıyor. Özellikle malzemelerin farklı tekniklerle nasıl şekillendirilebileceğini araştıran ikili, alışılmış yöntemlerin dışına çıkmaktan ve üretim aşamasında yeni çözümler geliştirmekten çekinmiyor.

Tasarım anlayışlarının merkezinde özgünlük kadar işlevsellik ve üretim kalitesi de bulunuyor. Her ürünün kendine ait bir karakter taşımasını önemseyen kurucular, tasarımlarını tek bir estetik kalıba sokmak yerine farklı formları ve fikirleri özgürce keşfediyor. Bu yaklaşımın örneklerinden biri olan Maru, Sinem Uzunoğlu’nun günlük yaşamda karşılaştığı bir depolama ihtiyacından doğmuş. Farklı büyüklükteki evlere ve kullanıcı alışkanlıklarına uyum sağlayabilen modüler ayakkabılık tasarımı, 2024 yılında Hiro Design tarafından düzenlenen uluslararası tasarım yarışmasında birincilik kazanmış.

Rococo Design Studio, için zamansızlık, yalnızca sade ve nötr tasarımlar üretmek anlamına gelmiyor. Cesur, renkli ve alışılmadık tasarımların da yıllar boyunca değerini koruyabileceğine inanan ikili, güçlü bir karaktere sahip ürünlerin doğru oranlar, iyi düşünülmüş kullanım detayları ve kaliteli malzemelerle buluşmasını önemsiyor.

Önümüzdeki dönemde kendi ürün koleksiyonunu genişletmeyi hedefleyen Rococo Design Studio,, özellikle iç mimari projelere yönelik yeni tasarımlar üzerinde çalışıyor. 2027’nin ilk aylarında dış mekân mobilyaları ve özel bir mermer koleksiyonunu hayata geçirmeyi planlayan marka, aynı zamanda yerli ve yabancı markalarla tasarım iş birliklerini artırarak uluslararası tasarım dünyasındaki varlığını güçlendirmeyi amaçlıyor.

Farklı fikirlerin, malzemelerin ve estetik yaklaşımların bir araya geldiği ROCOCO dünyası, tasarımın yalnızca bir ihtiyacı karşılamakla kalmayıp yaşam alanlarına kendine özgü bir hikâye katabileceğini hatırlatıyor.

Rococo Design’ın tüm koleksiyonunu ve tasarımlarını www.rococodesign.studio adresinde görebilirsiniz.