Ekran teknolojilerinde estetiği ve sanatı merkeze alan Samsung, Art TV partneri olduğu CI BLOOM 2026 kapsamında, yaşam alanlarını kişisel bir galeriye dönüştüren en yeni lifestyle TV serisini ve dünyanın öde gelen başyapıtlarını sanatseverlerle buluşturdu.

Samsung Electronics Türkiye, 15 – 19 Nisan tarihleri arasında çağdaş sanatın kalbinin attığı CI BLOOM 2026’da teknolojinin sanatla harmanlandığı etkileyici bir deneyim alanı yarattı. 15 Nisan Dünya Sanat Günü’nü bu özel sergiyle kutlayan şirket, yeni nesil Art TV serisiyle televizyonu bir izleme cihazı olmanın ötesine taşıyarak; mekânın ruhunu değiştiren bir sanat platformu olarak yeniden tanımladı.
“Televizyonlar artık yaşayan bir sanat platformu”
Samsung Electronics Türkiye TV, Monitor ve Ses Sistemleri Grubu Kıdemli Direktörü Ulaş Soytürk, lifestyle ekranların hem dünyada hem de Türkiye’de yükselen bir trend olduğuna dikkat çekerek: “Bugün tüketiciler için performans kadar estetik ve yaşam tarzına uyum da birincil öncelik. Bu trende yanıt olarak geliştirdiğimiz Art TV kategorimizle televizyonu kapalıyken bile yaşayan bir sanat eserine, evleri ise yapay zekâ desteğiyle kişiselleştirilebilen galerilere dönüştürüyoruz. Amacımız, dünya çapında öncülük ettiğimiz ekran teknolojilerini anlamlı ve ilham veren sanatsal deneyimlerle buluşturmak” diyerek Samsung’un sanat vizyonunu paylaştı.
The Frame ile sadece bir televizyon değil, teknolojinin sanatla kusursuz uyumunu temsil eden bir inovasyon sunduklarını söyleyen Samsung Türkiye Ses ve Görüntü Sistemleri İş Birimi Pazarlama Direktörü İbrahim Akdağ ise “Bu deneyimin merkezinde, ekranı ‘gerçek bir tuval’ hissine yaklaştıran, gelişmiş parlama önleyici teknoloji yansımasız ekran (Glare Free) özelliği yer alıyor.Bu teknoloji sayesinde, günün her saatinde sanat eserlerini dokusuna kadar hissedebildiğiniz bir netlikle izleyebiliyorsunuz. Vision AI teknolojimiz, ortamın ışığını ve atmosferini analiz ederek eserin renklerini ve parlaklığını saniyeler içinde optimize ediyor. Sanat eserleri Pantone onaylı renk doğruluğuyla birleştiğinde evler, dünyanın en seçkin müzelerine dönüşüyor. The Frame ile ‘siyah ekran’ dönemini kapatıyor; sanatı en gerçekçi haliyle yaşam alanlarına taşıyoruz” dedi.

Tate Müzesi’nden Art Basel’e: 5.000’den fazla başyapıt salonunuzda
Ziyaretçiler, etkinlik boyunca 800’den fazla sanatçının eserlerinden oluşan dünyanın prestijli koleksiyonlarını The Frame, Micro RGB ve Neo QLED 8K ekranların çarpıcı detaylarıyla keşfetme imkânı buldu. Samsung Samsung Art Store’un sunduğu 5.000’i aşkın devasa arşiv sayesinde, Art Basel’den Tate Müzesi’ne kadar dünyaca ünlü galeri ve müzelerin seçkileri dijital bir sanat turuyla sergilendi. Fiziksel ve dijital sanatın iç içe geçtiği bu deneyim, sanatın ev konforunda deneyimlenebilecek en teknolojik halini gözler önüne serdi.
Tuval gerçekliğinde bir izleme deneyimi: Yansımasız Ekran Teknolojisi
Samsung Art TV serisinin kalbinde yer alan ve ince ikonik tasarımıyla bir tuvali andıran The Frame, sanatseverlere etkileyici bir görsel konfor sunuyor. Samsung’un ilk parlama yapmayan ekran sertifikasına sahip Yansımasız Ekran teknolojisi, gün ışığında bile yansımaları azaltarak eserlerin dokusunu ve renklerini gerçek bir tuval gibi yansıtıyor. Yapay zekâ sayesinde ortamın ışığına göre parlaklığını otomatik ayarlayan bu ekranlar, ekran kapalıyken bile siyah bir boşluk yerine seçkin sanat eserlerini sergileyen bir tuvale dönüşerek ev konforunda bir sergi deneyimi yaşatıyor. Yapay zekâ; ortam ışığının yanı sıra içerik türünü ve kullanıcı alışkanlıklarını da analiz ederek her kullanıcı için kişiselleştirilmiş bir izleme ortamı sunuyor, Seride yer alan TV’ler ince tasarımlarıyla da bir cihaz olmanın ötesine geçerek yaşam alanlarının estetik bir parçası haline geliyor.